topbella

30 Eylül 2014 Salı

Anne ve bebek


  Anne-bebek konusu annenin bebek bekledigini ögrenmesile başlar.Anne çocugunu düşünmeye başlar.Elini karnına koyarak onunla konuşmaya çalışır.Bazıları ismini bile koyar ve ismile sevmeye başlar.Bebegin kıpırdamaya başlaması ile bu bag da derinleşir.Bebeginin her kıprdayışında mutlu olur anne...Bebek kıpırdamadıgı zamanlarda rahatsız olmaya,özlemeye başlar.
  Çocugun dogumu ile anne-bebek bagı daha farklı bir boyut kazanır.O yüzden çocugun dogumunu takip eden ilk saatler insan hayatında oldugca önemli bir yer tutuyor.Çünki bu ilk saatlerde anne ve bebek arasında kopması zor olan"manyetik bag"oluşmaktadır."Güven bagı"denilen bu bagın oluşması açısından dogumdan sonrakı ilk saatler çok önemlidir.
 Dogumu takip eden ilk dakikalarda anne beynindeki "hipofiz"adlı salgı bezinden salgılanan "prolaktin"hormonu,anneyi aşırı derecede duyarlı hale getirir.İşte bu aşırı duyarlı hali ile anne bebegi ile ilgili her şeyi bilincaltına kaydeder.Bebegin ilk aglaması,ilk kucagına aldıgı zaman hissettikleri,bebegin kokusu,yumuşaklıgı anne zihninde yer alır.Bu nedenle bebegin ilk dakikada anne kucagına verilmesi ve anne ile bebek arasında duygusal alışverişin yaşanması çok önemlidir.Bu duygusal alışveriş o kadar güclüdür ki;eger anne daha sonra bebegini kaybederse ve uzun yıllar görmese çocuk büyüdükten sonra bile tekrar görse bu çocugun kendi çocugu oldugunu hissedebilir...
  Nasılki anne,bebeginin bütün bilgilerini bilincaltına kaydetmekte ise,bebek de annesinin kokusunu alması ve sesini duyması ile güven duygusunu oluşturmaya başlar.Çocuk anneye güvendigi kadar hayata güven duyacaktır.Anneden ihmale ugradıgı kadar hayata güvensizlik duyacaktır.Eger dogumu takip eden ilk dakikalarda anne bebegini kucagına almazsa bebek ile anne arasında gerçekleşecek ruh uyumunda zedelenme meydana gelir.Anne ile bebek arasındakı bu bag fıtridir,yani annenin bu bagı oluşturmak için özel çaba sarf etmesine gerek yoktur.Anne,sadece annelik yaparak bu bagı oluştura bilir.Örnegin,çocugun ihtiyacı olan sütü ona vererek bu bagı derinleştire bilir.Çünki anne sütü çocuk için sadece bir gıda degil.Aynı zamanda annesinin gögsüne yatan ve sütünü yutumlayan çocuk huzur da yudumlar...İçindeki korkuları,huzursuzlugu ve heyecanı sakinleştirir...Zaten çocuk sadece acıktıgı zaman degil,hasta oldugu,korktugu zamanlarda da annesinin gögsüne sıgınır.Annesinin gögsüne sıgınmak,onun kalp atışlarını dinlemek çocuga huzur verir.Çünki bebegin henüz anne karnındayken ilk duydugu "müzik"annesinin kalp atışlarıdır.
  Bu yüzden çocugun anne sütü ile beslenmesi,ilk zamanlarda sık sık kucaga alınması,gögüse yatırılması çocugun ruhi gelişimi açısından çok önemlidir.Ancak bazı büyüklerin ve günümüz annelerinin "çocuk anneye bagımlı hale gelir","benim de bir hayatım var","işlerimi nasıl yapayım"anlayışından dolayı bazı çocuklar annesinin gögsüne yatamamakta,onu koklayamamakta,korkularının tesellisini annesinde bulamamakta ve sonuçta anne- bebek bagı kopmakta,çocuklar katılaşmakta ve vicdansız nesiller yetişmektedir...

29 Eylül 2014 Pazartesi

Çocuk ve oyuncak


  Oyuncak dedigimizde oynayıp eglenemye yarayan her şey gelir aklımıza.Çocuk gelişimi açısından düşündügümüzde ise oyuncak sadece eglenmeye ve oyalanmaya yarayan bir malzeme degil.Oyuncak çocugun zihinsel fonksyonlarını geliştiren,beden gelişimini destekleyen bir araçtır,düş dünyası ile gerçek dünya arasındakı köprüdür.Çocuklar oyuncaklarla oynarken yaratıcılıkları,hayal gücleri,liderlik yetenekleri,sorun çözme yetenekleri ve hatta tamirçilik yetenekleri gelişiyor.
 -Oyuncakları ile oynayan çocuk oyun kuruyor,yani önce senaryoyu düşünüyor.Bu yaratıcılıgını ve hayal gücünü geliştiriyor.
 -Her oyuncaga belli bir görev veya rol veriyor.Bu, çocukta liderlik yetenegini geliştiriyor.
 -Oyun sırasında ortaya çıkan sorunları çözüyor.
 -Kırılan oyuncakları tamir ediyor.
  Oyuncak sadece çocugu kendi dünyasını kurmaya yöneltmekle kalmayıp,aynı zamanda anne ve babanın da bu farklı yaşama katılımlarını saglayan bir kapıdır.Beraber oyun oynayan anne-baba ve çocuk arasında gün içinde diger aktiviteler dışında iletişim oluşur.Bu, birbirilerini daha iyi anlamalarını saglıyor.
  Hem normal çocukların,hemde zihinsel sorunları olan çocukların gelişiminde oyuncaklar çok önemli.Zihinsel problemli çocukların mental ve duygusal gelişim geriliyi nedenile yetersiz olan iletişim yetenegini artırmak için sesli ve renkli oyuncaklar kullanılmalıdır.
  Ben de Yuşa Selimin egitiminde bu tür oyuncaklar kullanıyorum.
  Yuşanın çok sevdigi müzikli uykucu ayıcıgı...
                          


  Annesi yoruldugu zaman hikaye anlatan ayıcıgı...
                          


  Şarkı söyleyen kurbagaları...


  Saat evi...


  Işıklı ve müzikli davulu...


  Havlayan köpegi...


  Vak vak ördegi...


  Çocuklarımızla iyi vakitler geçirmemiz dilegile...

Güzellik maskesi


 Bu gün size yüzünüzü güzelleştiricek maske tarifi vericem.Bu maskeyi haftada bir kere yapmaya çalışıyorum.Maske biraz ugraştırıcı olmasına ragmen yapmanızı tavsiye ediyorum.Çünki sonuç mükemmel...
  1-Önce yumurtanın beyazını bir kaseye koyun ve bir tutam karbonatla köpürene kadar çırpın
 2-Sonra yüzünüzü yıkayıp kurulayın.
 3-Bir havlu kagıtdan 3-4 yaprak ayırıp küçük parçalar halinde koparın.
 4-Sonra yumurta karışımını yüzünüze sürün ve sürdükce kagıt parçalarını yapıştırın.Gözleriniz ve gözaltlarınız ve tabiki dudaklarınız açık kalsın.
 5-Bir kat yapıştırdıktan sonra bir kere daha yumurta karışımı sürün ve tekrar kagıt parçaları yapıştırın(Ben genelde üç kat yapıyorum).
 6-Sonra yüzünüz kuruyana kadar bekleyin.
 7-Tamamen sertleşdikten sonra çıkarın.
 Bu maske burun-çene bantlarının etkisini yapıyor.Yüzünüze tazelik veriyor.Aynı zamanda çogumuzun korkulu rüyası siyah noktalardan temizliyor.Bir de yumurta beyazının kırışıklıkları düzeltme etkisini de unutmayalım...

28 Eylül 2014 Pazar

Duygusal mı,rasyonel mi?


 Bazı insanlar karar alırken fazla duygusal davranıyorlar;bazıları da fazla rasyonel.Olan bitene bakıp duygusal anlam yükleyen insanlar,kararı da bu duygusal degerlendirmeye dayalı olarak veriyorlar.Bu karar ise birçok örnekte dogru olmuyor.Mekanik bir degerlendirme yaparak karar alan insanlar da,aldıkları kararın duygusal sonuçları üstünde düşünmüyorlar.
  Aldıkları karar birçok insanı duygusal açıdan yıkan bir karar olabiliyor.Kadınlarla ilgili yapılan bir genelleme vardır,duygusaldır diye.Bu genelleme her kadın için geçerli olmasa da,genellemeyi dogrulayan örnekler bulunmaktadır.Ne var ki,tek duygusal olan insanlar kadınlar degildir,erkekler de birçok örnekte duygusal karar alabilmektedir.
 Mühendisler için yapılan genelleme de ,mekanik bir şekilde düşünen mühendislerin rasyonel ve düz mantıga egilimli olmasıdır. Bununla birlikte duygusal degerlendirme yapar.Önemli olan bir karar alırken,tamamen duygulara dayalı ya da tamamen mantıga dayalı bir karar almak degil,duyguları da makul ölçüde göz önüne alan mantıklı bir karar almaktır.Bununla birlikte hayatımızdakı işleri halletmek için duygusal ve rasyonel olmak için bir yüzdelik hesap kullansak,yüzde 51 mantıklı,yüzde 49 duygusal olmak uygun olabilir.
  Duygusal bir insan olarak bundan sonrakı kararlarımda bunları dikkate almam lazım...

26 Eylül 2014 Cuma

Çocuklarda ayak şekli bozuklukları

Merhaba sevgili anneler.Bu gün bazılarımızı rahatsız eden problemlerden biri olan çocuklarımızdakı ayak şekli bozuklukları ve bununla birlikte görülen yürüme bozuklukları hakkında yazmak istiyorum. 
  Çocuklarda düz taban-pes planus,çukur taban-pes kavus,içe basma-valgus mediotarsien gibi ayak şekli bozuklukları rastlanmaktadır.
 Düz tabanlık en sık rastlanan ayak şekli bozukluğudur.Ayak alt yüzü normalde yere düz olarak basmaz ayak iç yanında kavis oluşur ve bu kısım yüksekte kalır.Ayak,yere baş parmak kökü,topuk ve ayak dış yanıyla basar.Düz tabanlık ayağın iç kısmındakı bu kavisin bozulması ve ayağın iç kısmının da yere basması durumudur.Küçük çocuklarda ayak tabanındakı yag dokusu nedeniyle ayak yere düz olarak basar.3 yaşından itibaren bu yağ dokusu kaybolmaya başlar.Bu durumda yapılan bir değerlendirme ile tanı konula bilir.
 Çukur taban düz tabanlığın aksine ayak iç yanındakı kavisin daha yüksek olmasıdır.Bu çocuklarda sık düşmelere neden ola bilir. İçe basma sorunu olan çocuklarda değişik şikayetler görülmektedir.
 -genelde doğuştan ola bilen içe basma probleminde ayaktakı tarak kemiklerinden başlayarak ayak içe dönük olmaktadır.
 -çocuklarda tamamen içe doğru dönük basma mevcuttur.Ayak görünüm olarak normaldir.Bu çocuklarda görülebilecek tipik özellik diz üstü oturarak ayakları kolayca yanlara açabilmektir.
-çocuklarda olan düz tabanlık da ayak iç yanında kavisin olmaması nedeniyle içe basmaya neden olabilir.
Çocukluk çağlarında en sık görülen sorunlardan biri de parmak ucunda yürümektir.Tanısı çok kolay konulmasına rağmen nedeninin araştırılması önemlidir.Normalde 3 yaş civarında artık topuk temasının olması gerekir.Bu yaşta da parmak ucuna basmaya devam eden çocuklar mutlaka değerlendirilmelidir.Bu tür çocuklarada ayak bileğini yukarı doğru çekerek güclendirme egzersizleri yapılabilir.
 Benim oglum Yuşa Selimde de ayağı içe basma ve ayak parmakları ucuna basma sorunları var.Ben ayak bileği egzersileri ve ortopedik tabanlık kullanımyla sorunu çözmeye çalışıyorum.Siz de bu egzersileri çocuğunuza yaptıra bilirsiniz:
-ayak ön kısmını içeri doğru çekiniz
 -ayak ön kısmını dışa doğru çekiniz
 -ayak bilegini yukarı doğru çekiniz
 -egzersiz lastigi kullanarak ayak bilegini çalıştıra bilirsiniz. Ortopedik ayakkabı da kullana bilirsiniz.Ayak ayakkabının içinde yanlış basmaktan kurtuluyor.Bu da ayağın normal gelişim sağlamasına neden oluyor.
 İşte Yuşa Selimin yeni ortopedik ayakkabıları
                                                     

24 Eylül 2014 Çarşamba

İçimizdeki engeller

Merhabalar.Bu gün belki de hepimizi zaman zaman düşündüren bir konu hakkında yazı paylaşcam sizinle...
 Hayatta korkuları olmayan canlı yoktur benim fikrimce.Ancak bir şeyden eminim ki bu korkuları çok istersek yenebiliriz.Bu korkuları yendigimiz zaman büyük degişiklikler yaşayacagımızı bilidigimiz halde korkuyoruz.Neden?Çünki bu korkuları tekbaşına yenmemiz lazım...Korkulara sahip insan ya katılaşır ve eylem yapmaktan kaçınır,ya da dengesizleşir ve panik yapar.Psikolojik olarak olumsuzlaşır ve negatifleşir,asabi olur.
 Bu gün bu konuyla ilgili bir hikaye okudum.Hikaye korkuları yenmemeize yardımcı olabilecek ipucları veriyor.
 Bilge,küçük bir gölün kenarında oturmuş tefekkür ediyordu.O sırada bir köpegin tuhaf hareketleri dikkatini çekti.Çok susamış oldugu belli olan köpek gölün kenarına kadar geliyor,tam su içecekken kaçıp gidiyordu.Köpegi dikkatle takip eden bilge,onun suyun üzerinde gördügü kendi aksinden korkup kaçtıgını ve susuzlugunu bir türlü gideremedigini anladı.
 Köpek sonunda susuzluga dayanamayıp göle atladı ve kana kana su içti.Bilge o sırada yanında oturmakta olan arkadaşına dönüp şöyle dedi:"Bu basit gibi görünen olaydan ne des çıkardım biliyormusun?Bir insanın gayesi ile engeli çogu zaman kendi içinde büyüttügü korkular ve vehimlerdir.Yani,kişi kendi engelini kendisini kurar.Ancak bu engeli,yani kendisini,aştıgında gayesine ulaşabilir."
 Bilge biraz daha düşündükten sonra şunları ekledi:"Belki de bir diger ders bunda daha önemlidir:İnsan ne kadar biligili olursa olsun,susamış köpekten bile bir şeyler ögrene bilir." Bu hikayede köpek kendi korkusunu susuzluga dayanamayıp düşmanı ile mücadeleyi göze alarak yendi.Yenmek bir eylem halidir.Yüzleşmeyi ve mücadele etmeyi kapsar.
 Korkuları yenmede önemli olan bir nokta da sonuça odaklanmamaktır.Mesela,kariyer isteyen birisi sınava girmekten,sınavı geçememesinden korkuyor.Burada önemli olan yönteme odaklanmaktır.Sonuç arkasından gelecektir.
 İçimizdeki engelleri ve korkuları yenmek ve gayemize ulaşmak dilegile...

22 Eylül 2014 Pazartesi

Beyaz çantamı nasıl temizledim???


Havalar sogumaya başladı...Ben de her kes gibi yazlıkları kaldırmaya hazırlıyorum.Hepimiz yazın beyaz kiyafet giymeyi ve beyaz çanta kullanmayı çok severiz.Bir de beyaz çantaların temizligi olmasa..."Beyaz çantalarımı nasıl temizleye bilirim"deye düşünürken araştırma yapmaya karar verdim.Yabancı ve yerli siteleri araştırdım...Buldugum yöntemleri denedim... ve sonunda en başarılı olan yöntemi buldum...Haydi okuyun...
 -4 tatlı kaşıgı karbonat
 -orta boy limon
 -3tatlı kaşıgı da su
malzemeleri karıştırıyorum.yumuşak temizlik bezini bu karışımda ıslatıp çantamı siliyorum.Çanta gerçekten temizleniyor.Siz bu karışımı istediginiz miktarda yapa bilirsiniz....kolay gelsin...