topbella

10 Ekim 2014 Cuma

Biber turşusu yaptım:)


Bu gün biber turşusu yaptım.Her kes yapıyordur muhtemelen...Ben annemden ögrendim turşu yapmasını.Benim turşumun yapılışı da,tadı da sizinkinden farklıdır...Nasıl yapıyorum?
1-biberleri yıkıyorum ve kurutuyorum
2-üzerine bıçakla küçük kesikler yapıyorum
3-büyük tencerede su kaynatıyorum,içine biraz tuz ilave ediyorum
4-su kaynadıktan sonra biberleri içine atıyorum
5-biberler hafif haşlandıktan sonra süzgece alıyorum


6-sarımsak temizliyorum
7-cam kavanoza temizlenmiş sarımsak,defne yaprakları,nane,tuz,feslegen koyuyorum
8-üzerine biberleri kat kat diziyorum (her katta sarımsak, nane,defne yapragı ve feslegen ve tuz tekrarlanıyor)
9-son olarak önceden kaynattıgım suyu sirke ile 1:1 oranında karıştırıp biberlerin üzerine döküyorum.İşte bu kadar.Bir kaç güne turşunuz hazır.Siz de deneyin.Çok farklı olucagından eminim.

7 Ekim 2014 Salı

Hayatın yarını


  Günümüz insanlarının sorunlarından en büyügü erteleme..."Yarın yaparım","yarın söylerim","yarın giderim","yarın gelirim","yarın okurum"...Ama nedense bekledigimiz yarın hep erteleniyor ve bir türlü gelmiyor...Bu yüzden de yapacaklarımızı yapamadan,söyleyeceklerimizi söylemeden,gidemeden,gelemeden,okumadan bitiyor hayat...Oysa hayatın yarını yoktur...Ayrıca hayatın her gününe özel gündem vardır.Ve her gün kendi özel gündemi ile gelir,o gündemi o gün yaşamak gerekir...
  Hz.Mevlananın mesnevisinde anlattıgı gibi:
  Adamın biri yol kenarına bir diken ekmiş.Önceleri zararsız olan diken, giderek büyüyerek yoldan geçenleri rahatsız etmeye başlamış.İnsanlar şikayet etmeye başlamış.Adam şikayetleri dikkate almamış...Allahın bir veli kulu adama dikenleri sökmesini söylemiş,adam dinlememiş...Bu gün olmazsa yarın,bir gün sökecegim sonunda o dikenleri demiş...Allah dostu:"Hep erteliyorsun bu işi...Fakat gün geçtikce o dikenler gücleniyor,sen ihtiyarıyorsun"demiş...
  Evet... Her şeyi erteliyoruz...Sanki yarınlar hiç bitmeyecekmiş gibi...Oysa hayat biriktirilemez,durdurulamaz...Dün bitti,bu gün bitmek üzere,yarınsa daha gelmedi...ve gelecegi de belli degil...Her gün yeni bir gündür ve yarını yoktur...Gün bugündür...

5 Ekim 2014 Pazar

Kimsenin görmedigi yer


  Eski zamanda bir hoca,talebelerinden birini,çalışkanlıgından dolayı digerlerinden daha çok seviyordu.Hocanın bu sevgisi diger talebeleri tarafından biliniyor ve için için kıskanılıyordu."Hoca neden yalnız bu arkadaşa ilgi ve yakınlık gösteriyor,aramızdakı tek zeki ve çalışkan o mu?"şeklinde konuşuyorlardı.Hoca da onların bu kıskanclıgının farkındaydı.
  Hoca bir gün derse gelirken yanında ögrencilerinin sayı kadar kuş getirdi.Her ögrenciye bir tane vererek,"Haydi yavrularım,bu kuşları hiç kimsenin görmedigi yerde kesin getirin,ama dikkat edin hiç kimse görmesin haa!"dedi.Bunun üzerine talebeler saga sola dagıldılar.
  Bir müddet sonra da kuşları kesip kanlarını akıta akıta dönmeye başladılar.Kimileri övünüyordu:"Ben falan yerde kestim,kimse de görmedi"gibi.Hoca da böyle övünenlere bir "aferin"çekiyordu.Biraz sonra bütün ögrenciler kuşları kesmiş olarak döndüler.En son hocanın sevdigi ögrenci geldi,üstelik kuşu da kesmemişti.Hoca sodu:
  "Oglum,kuşu neden kesmedin,bak arkadaşların hepsi kestiler,yoksa kimsenin göremeyecegi yer bulamadın mı?"
  "Evet hocam,insanların göremeyecegi yer ben de buldum,ama Allahın göremeyecegi bir yer bulamadım.O nedenle kuşu kesemedim."
  Bu cevap diger ögrencilerin akıllarını başlarına getirdi.Yaptıkları dikkatsizligi anladılar.Hepsi biliyordu,Allahın göremeyecegi yer olmadıgını,ama önemli olan onu düşünebilmekti...
  Evet... Çok düşündürücü bir hikaye...AllAHın göremeyecegi hiç bir yer ve hiç bir şeyin olmadıgını unutmama dilegile her kese iyi bayramlar...

4 Ekim 2014 Cumartesi

Huzur ve mutluluk


 Huzur ve mutluluk nedir biliyormusunuz?İnsanlar huzurun,mutlulugun kıymetini çogu zaman anlayamazlar...Çünki huzurlu ve mutlu oldukları zaman bunun huzur ve mutluluk oldugunu bilemezler...Çok karmaşık oldu galiba:)
  Şöyle söyleyeyim;huzur ve mutluluk yaşanabilen degil,genelde hatırlanabilen bir hisstir,duygudur...Yani mutlu oldugumz an bunu anlayamadıgımız,bir zaman sonra o anı hatırlayarak"o zaman ne kadar mutlu olmuştum"dedigimiz çoktur bence...
  Bir tüccar kölesiyle beraber bir gemiye binmişti.Fakat köle hiç deniz yolçulugu yapmamıştı.Gemi küçük bir dalgayla bile sarsıldıgında köle korkusundan tir tir titriyordu.Kölenin her fırsatta sızlanması tüccarın da keyfini kaçırıyordu.Yolcular arasında bulunaan orta yaşlı bir adam yavaşca zengin tüccarın yanına yaklaştı "izin verirseniz onu sustururum"diye köleye işaret etti.
  Tüccar izin veriyorum deyince yabancı adamla tayfalar arasında bir konuşma geçti.Az sonra geminin dört tayfası köleyi apar topar kucaklayıp denize attılar. Zavallı köle bir yandan suya batıp çıkıyor öte yandan bagırarak yardım istiyordu.
  Birkaç dakika içinde tayfalardan ikisi denize atlayıp köleyi yakaladılar.Denizden çıkarılan köle artık sessisce uslu uslu oturuyordu.Ondakı deniz korkusu geçmiş fırtına endişesi ruhunu terk etmişti.Yabancı yolcunun bu garip davranışı tüccarı hayrete düşürmüştü.
  "Ey yabancı,bu yaptıgın işin hikmeti nedir?"diye sordu.Yolcu gülümseyerek şöyle dedi:
  "Köle suda bogulmanın sıkıntısını hissetmiyor,gemideki huzurun degerini anlamıyordu.İşte huzur ve mutluluk böyledir.Bir felakete ugramayan onun kıymetini bilemez!"

Çocuk bakımı


 Çocuklarımı saatlerce hayranlıkla seyredebilirim.Her anne gibi ben de çocuklarım için en iyisini istiyor,onları en iyi şekilde yetiştirmek için elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum.Onlara karşı bir sürü sorumluluklarım var...Onlar o kadar aciz ve bana muhtaclar ki...Onlar Rabbimin bana en kiymetli emaneti ve onlara iyi bakmak bana düşüyor...Onların psikolojileri,ahlakları,saglıkları,gelişimi benim için çok önemli.Saglıklı büyümeleri için öncelikle günlük ihtiyaclarını düzenli bir şekilde gidermek lazım...
 Günlük ihtiyaclar dedigimizde çocukların beslenmesi,uykusu,banyosu,oyunları ve s.geliyor akla.Çocuklarımın beslenmesine çok dikkat ederim.Öncelikle besinlerin dogal olması benim için önemli.(Market raflarından ürün almamaya dikkat ediyorum.)Sonra da çocuklarımın damak tadına hitab etmesi...
 Her akşam uyku öncesi banyo yaptırırım.Banyodan önce dişler fırçalanıyor.(Çocuklarımın diş bakımına bebeklikden başladım.İlk dişleri çıkınca tülbentle silmeye başladım.1 yaşından sonra florürsüz yutulabilen diş macunları kullanmaya başladık.)Banyo sonrası bebek losyonu kullanarak hafifce ciltlerini nemlendiririm.Sonra ütülenmiş kiyafetlerini giydirip yatırırım.Ve bu yıllardır böyle devam ediyor.Çocuklarımın uykusu benim için önemli oldugu için akşamları dışarı çıkmamaya dikkat ederim.
 Çocuk bakımı dedigimizde kiyafetleri de konuşmak lazım.Çocuk kiyafeti seçiminde kiyafetlerin %100 pamuklu olmasına,çabuk yıpranabilen olmamasına dikkat ederim.


Hz.Mevlanadan güzel sözler

*Bir kişi Allahtan başka kimseye ihtiyacı olmadıgına inanırsa;Allah da onu başkasına muhtac etmez.
*Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu,dinleyenin dinlemesinden,anlamasından ileri gelir.
*Can,aşktan binlerce edep ögrenmede,öylesine edepler ki mekteplerde okunup ögrenilmesine imkan yok.
*İnsaf et,aşk güzel bir iştir!Onun bozulması,güzelligini kaybetmesi,tabiatın kötü niyetli oluşundadır.
*Her dil,gönlün perdesidir.Perde kımıldadı mı,sırlara ulaşılır.
*Hiçbir mal sizin degil,neyi bölüşemiyorsunuz?Hiçbir can sizin degil,niye dövüşüyorsunuz?
*Her zaman dogruyu söyle,ama her zaman her dogruyu degil.
*Hırs insanı kör ve ahmak eder.Bilgisiz hale sokar da ölümü kolaylaştırır.
*Herkes dışını süslerken,sen içini,kalbini süsle.Herkes başkasının ayıbını araştırırken,sen kendi ayıplarınla meşgul ol.
*İnsanları iyi tanıyın,her insanı fena bilip kötülemeyin,her insanı da iyi bilip övmeyin.İstedigin kadar inançlıyım de namaz kıl,sadaka ver.
*Umut verip,güven aşılayıp da yarı yolda bıraktıgın insanın gönül sadakasını her iki dünyada veremezsin.
*Kabugu kırılan sedef üzüntü vermesin sana,içinde inci vardır.
*Kusur bulmak için bakma birine,bulmak için bakarsın bulursun.Kusuru örtmeyi marifet edin!İşte o zaman kusursuz olursun.
*Nice bilginler vardır ki gerçek bilgiden,hakiki irfandan nasipsizdirler.Bu ilim sahipleri,bilgi hafızıdır,bilgi sevgilisi degil.

1 Ekim 2014 Çarşamba

Gülümsemek



 Gülümsemek zor bişey degil aslında...Masraflı da degil...Karşılıgında ise birçok şey kazandırıyor.Kazandırdıklarını özetlersek;
-Genclik-yüz egzersizi yaptırıyor:)
-Saglık-endorfin hormonu salgılanıyor:)
-Arkadaş-gülümsedigin insanlar sana da gülümsüyor:)
-Gülümsemek bir sadakadır :)
  Aklıma gelenler bunlar...
  Gülümseme önce dudaklarımıza,sonra ruhumuza yansır...Gülümsedikce mutlu oluruz,etrafımıza da gülümseyerek bakarız.Gülümsedikce içimiz rahatlar,daha neşeli ve mutlu hissederiz kendimizi...Sıkıntıları,dertleri unuturuz...Gülümseyerek bakdıgımız insanlar da mutlu olur gülümsememizden...
 Bir köylü kadın,kocasına yemek olarak,bir parça saman önüne koyuvermiş.Adam, bagırarak,"Bu ne böyle saman mı yiyecegiz,delirdin mi sen"deyince kadıncagızın cevapı şöyle olmuş:
"Ne bileyim?Yirmi senedir yemek yaparım,saman yemedigini gösteren tek kelime bile etmedin..."
 Bu yüzden yakınlarınızdan gülümsemeyi eksik etmeyin.Çünki ona ihtiyacı olmayan yoktur.Gülümseyen insan her zaman daha iyi satar,daha iyi ögretir,daha iyi yönetir ve daha mutlu çocuklar büyütür. :)))))))))))))))